Reklam
  • Reklam
KUDÜS VE BİLİNÇ İNŞASI
Furkan Yılmaz ALTINÖZ

Furkan Yılmaz ALTINÖZ

Düşünce Ekseninde

KUDÜS VE BİLİNÇ İNŞASI

10 Aralık 2017 - 19:11

KUDÜS VE BİLİNÇ İNŞASI

F. Yılmaz ALTUNÖZ

Hüznümüzün 100. Yılını yaşıyoruz. Kudüs’e zorunlu olarak veda edeli tam 100 yıl oldu. Terk etmedik ama veda ettik. Bir daha yeniden dönmek üzere ayrıldık. Ama bu ayrılık uzun sürdü. Belkide Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı lutfet" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?”4/75 ayeti eşliğinde; Orada bekleyenleri beklettik. Belkide ümitlerini tükettik. Çocuklar, kadınlar ve yaşlıların gözleri hep ufukta kaldı; bir gelen var mı? İslam ordusu! Geliyor mu? Diye...  

Ve Kudüs’te: Yalnızca Kudüs’ün sakinleri beklemedi! Çeşmeleri, hanları, hamamları bekledi; sokakları, caddeleri, meydanları bekledi; kiliseleri, sinagokları, camileri bekledi; esnafı, memuru, köylüsü bekledi; mazluma kimliğini sormayacak zalime dur diyecek müslümanları bekledi. Kudüs’te bekleyenler hergeçen gün gitgide azalıyor ve tükeniyor. Çünkü; ölüyorlar, öldürüyorlar ve sürülüyorlar. Önceleri milyonları aşan müslüman nufus şimdilerde 300 binlerde. Ama onlar beklemeye devam ediyorlar...

Bekleyenlerin ümidini boşa çıkarmamak, Kur’an ve sünnettin tanımladığı müslümanlardan olabilmek için; ne yapmamız gerektiğini farkında olmak ve yapmak gerekir. Eylemi olmayan ya da eyleme dönüşmeyen sloganlar, marşlar, ezgiler ve kahramanlık türkülerinin bir anlam ifade etmediğinin üzerinden tam 100 yıl geçti. Bu hal Kudüs halkı için bir ümitsizliğe dönüşürken; siyonist Yahudiler için bir ümit kaynağına dönüşüyor ve onlara güç/kuvvet veriyor.  Bu anlamsız gidişata dur demek için; bir plana, programa ve projeye ihtiyaç vardır. 

Onların siyonist yahudilerin ve işbirlikçi diğer din/milletlerin planlarından hep bahsedilir. 18.yy.da ve 19. Yy.lın başlarında “50 yıl sonra Filistin’de buluşmak üzere” sloganları işgalcilerin plansız hareket etmediklerini göstermektedir. Ve Filistinde buluşmuşlar, yok olmuş dilleri İbraniceyi yeniden konuşulur kılmışlar, Kudüs başkentli bir arz-ı mevud rüyasına biraz daha yaklaşmışlardır. Tüm bunlar işgalci siyonist Yahudilerin gördükleri rüyalarını, kahramanlık türkülerini ve sloganlarını; bir palan sonucu eyleme dönüştürmelerindendir.

21.yy. semboller ve görseller çağıdır. Makale, kitap ve söylevlerin ulaşamadığı kitlelere veya kamuoyuna; çok hızlı ve etkin bir şekilde sembol/görseller ulaşmaktadır. Öyleki bir alana/coğrafyaya dikilen bir bayrak, o bayrağın mensupları orada hiç yaşamasalarda olmasalarda; oraların o bayrağın mensuplarının egemenliğinde olduğu fikrini verir. Bu çerçevede Kudüs üzerine sloganlarımız, marşlarımız ve kahramanlık türkülerimiz olacaktır. Yürüyüş ve mitinglerimiz olacaktır. Afişlerimiz ve bayraklarımız olacaktır/olmalıdır.

Ancak tüm bunlar ciddi bir planın/projenin parçası olmalıdır. Osmanlıca bir makalede okumuştum. O makalede şöyle “Tarlaya duadan önce çapa gerekir” diyordu. Eylemi olmayanın duası bir başka ifade ile üretmeyenin duası kabul olmuyordu. Çünkü 100 yıldır müslümanlar “Kudüs’ün kurtuluşu için dua eder” sonuç ortada! Öncelikle başta STK’lar olmak üzere; merkezi yönetim, yerel yönetimler, bakanlıklar (öncelikle Milli Eğitim Bakanlığı), Silahlı Kuvvetler, Diyanet, Üniversiteler, Emniyet müdürlüğü, turizmciler ve iş adamları bir durum tespiti yapmalıdır. Sonra kısa, orta ve uzun vadede yapacakları şeylerin planını ortaya çıkarmalıdırlar. Bu plan tarih bilinci üzerine olmakla birlikte; jeo-stratejik, jeo-politik, jeo-kültür, jeo-tarih, jeo-güvenlik gibi bir bilinç inşa etme planı olmalıdır. 

Örnek olarak meydanlarda boy gösteren STK’ların Kudüs’e yönelik bir planı var mıdır? Tv.lerde sıkça görüş bildiren Akademisyenlerin mensubu olduğu Üniversitelerin; Kudüs kürsüsü var mı?

Önce “Çapa.” Bir plandan yoksun olmak!

Bu yazı 557 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar