Reklam
  • Reklam
CAMİLER VE STADYUMLAR
Furkan Yılmaz ALTINÖZ

Furkan Yılmaz ALTINÖZ

Düşünce Ekseninde

CAMİLER VE STADYUMLAR

06 Ekim 2017 - 22:29

CAMİLER VE STADYUMLAR 

F. Yılmaz ALTUNÖZ

Bu başlığa sosyal hayatın gereçeklerinden hareketle cevap vermeli! Aslında camilerin/mescidlerin bir başka ifade ile ibadet alanlarının varlık nedeni sosyal hayatın merkezinde olmak. Adem (as) yeryüzüne gönderildiğinde ilk inşa ettiği yapı; bir stadyum değildi, bir eğlence merkezi değildi, bir sermaye merkezi de değildi! Adem’in inşa ettiği ilk yapı; Mescid-i Haram Kabe idi. 

Ve Mescid-i Aksa. Kudüs kentinin merkezi. Kudüs Mescid-i Aksa merkezli kurulan kadim bir kent. 70’e yakın peygambere ev sahipliği ve tevhidi sosyal hayatın inşa edilmesinde çekim merkezi olarak; Kabe’den sonra yeryüzünde yapılan ikinci mescid; Aksa.

Kuba ve Mescid-i Nebevi; adı Yesrip olan bir kentin mescid etrafında yeniden inşa edilerek Medine adını aldığı bir kent; Medine-i Münevvere (Nurlu Medine/Nurlu Kent). Kabe’nin aydınlığında yeni bir medeniyet inşası Medine’de Mescid-i Nebevi merkezli olarak inşa edildi. Buradan başlayan kutlu yürüyüş ilk yarım yüzyılda üç kıtaya ulaştı. Pagan/müşrik, ideolojik/felsefi, tahrif edilmiş semavi dinler ve kabilevi inanışların oluşturduğu tüm yapılara son verdi. Bu yürüyüş zaman zaman kesintiye uğrasada kıyamete kadar devam edecek.

Son üçyüz yılda camilerin sosyal hayatın merkezinde olduğunu söylemek doğru olmayacaktır. İslam coğrafyasında camiler sosyal hayatın dışına itilmiştir. Yaşam tarzına müdahil değil tam tersine edilgen bir konumda tutulmuştur. Dirilere yönelik değil ölülere yönelik bir rol yüklenmiştir.

Yahudilerin sinagokları ve Hristiyanların kiliseleri ise sosyal hayatın merkezinde tutulmuştur. Haftanın Cumartesi ve Pazar günleri tatil edilerek bu inanç mensuplarının ibadetlerini rahat yapmaları ve bu alanlarla ilişkilerini sürdürmeleri için imakan hazırlanmıştır. 

Müslümanlara gelince gün ezanla beş vakite bölünerek namaz eksenli projelendirilmesine ve Cuma namazının başat bir rol üstlenerek dünya oluşturulmasına izin verilmemiştir. Yaşadığımız coğrafyada kamuda ya da özel şirkette çalışan bir baba çocuklarının elinden tutarak onları Cuma namazına götürme şansı yoktur. Neden? Çünkü Cuma mesai günüdür. Sosyal hayat üretim şekillerine göre şekillenmektedir. Bu coğrafyada üretim şekilleri cami değil; Pazar, stadyum ve eğlence merkezli bir başka ifadeyle seküler/laik eksenli olarak şekillendiği için; camiler sosyal hayatın merkezinde yer bulamamıştır.

Ama stadyumlar sosyal hayatın merkezinde yer almaktadır. Spor veya futbol karşılaşmaları hafta sonları yapılmaktadır. Hafta içi yapılacak olsa da akşam saatlerine denk getirilmektedir. Neden? Halkın katılımını sağlamak için. Hafta içi gündüz saatlerinde futbol maçları yapılacak olsa müşteri bulması asla söz konusu olamayacaktır. Çalışma saatlerine denk gelen bir zaman diliminde stadyumlar müşteri bulamıyorsa; Cuma günlerinde camiler nasıl müşteri bulabilir ki!

Ayrıca camiler şu anki personel rejimi ve mekansal hali ile sosyal hayatın merkezinde yer bulması da mümkün değildir. Bir alışveriş merkezi; çalışanıyla, reyonlarıyla ve ürünleriyle müşterilerinin beklentisine cevap verebilecek şekilde dizayn edilmiştir.  Camiler inanç ve sosyal ihtiyaçlar çerçevesinde beklentilere cevap verebilecek şekilde tasarımlandığını söylemek sanırım mümkün değidir! Tabi ki öncelikle personel rejimi dikkate alınmalıdır.

Stadyumların olmadığı bir dünya düşlemiyorum. Ama cami merkezli bir sosyal hayatı; adı islam olan din tabilerinden bekliyor. Bir reailte; sosyal hayat üretim şekillerine göre şekillenmektedir.      

Bu yazı 630 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 4 Yorum

Son Yazılar